Freud ve Josef Breuer ile başlayan Batı’nın psikoterapi süreci sanki bizim kültürümüzde hiç böyle bir yapı yokmuşçasına fütursuzca kabul edildi. Her iki âlemin sırrını yaşayan,maddenin ana-öz levhasını bilen, sözü ve bakışı bıçak kadar keskin, tasavvufun büyük sufileri yüzyıllar önce insan ruhunun derinliklerine inerek mevcut olanı daha derinlerde mevcut olanla tedavi etmiştir. Yüzyıllar boyunca bu el verilerek yapılan terapiler kapalı kapılar ardında tozlu kitap sayfalarının mısralarına gizlenmiştir.

Ruhun kapılarını açan şeriattan, tarikattan, marifet ve hakikatten geçip farklı bilinç düzeylerinde tedavi olacakların kitabıdır bu kitap.